Skip to main content

Posts

Showing posts with the label makina

Quantum ENTANGLEMENT

Quantum entanglement sounds like science fiction but it's a fascinating reality! So, what exactly is it? Imagine two particles, miles apart, instantly affecting each other’s states as if they were connected by an invisible thread. EİNSTEİN called it "spooky action at a distance" and he wasn’t wrong. When particles become ENTANGLED their properties become linked no matter the distance between them. Change one, and the other changes too, instantaneously. Why is this important? For starters, it challenges our understanding of REALiTY. Traditional physics tells us nothing can travel faster than light but entanglement seems to break this rule. This mysterious behavior opens up a world of possibilities. In the realm of computing quantum entanglement could revolutionize technology. Quantum computers use qubits, which thanks to "ENTANGLEMENT" can be in multiple states at once. ...

Dünyanın ağır ağır dönüşünün sesi dir bu!

 Yazmak ve okumaktan başka, nedir ki hakikat (gerçek) !? Esas “hikaye” denilen; öylesine yaşanan hayatlardır, bilinçsizce tüketilen. Oysa yazılmış, okunan ve hep okunan, okunacak olandır, gerçek!  Ölümsüzdür, sonsuzdur artık,  ``gerisi hikayedir`` , gerçekten de... Hikaye hayatlar yapmacıktır; “insancılık oyunu”dur oynanan,  tam da robotlara gore! Senaryo bellidir, müdahele hakkı yoktur oyuncunun, ama ona varmış gibi hissettirilir, oyunu oynanır kılandır bu!                Zaten o “An”-a bağlansa, ` oyun yoktur` , bunu görebilir. Başroldedir ve hikaye de artık ona aittir, iplere bağlı degildir!  Dünya bir -oyun sahnesinden- çıkıp muazzam görsel şölenlerin yaşandığı bir mutluluk şelalesine dönüşmüştür, çünkü. Artık yaşadığın ve hissettiklerin aktarılmaktadır geleceğe, doğacaklara! Birikmektedir genlere , bu şekilde artık -gerçegin- ne olduğunu da anlarsın! : Son olmadığını, dönüşümü, dinginliği, sessiz an-ların çınlama...

Değişmeyen! doğadaki gerçekliği, o metafiziksel gerçekliği bulmak...

 Cezanne ne diyor? "Değişmeyen doğadaki gerçekliği, o metafiziksel gerçekliği bulmak, sanatçının gorevidir." Nietzsche, her ne kadar felsefeci olarak bilinse de, onu okuyanlarin anlayabildigi üzere bir sanat yazaridir da. (Platon, Aristoteles’te buyuk yazarlar değil midirler!) ...ve Sanati, metafiziksel bir eylem olarak tanımlamıştır, sanki Cezanne’a cevap niteliğinde. Doga disinda deneyimledigimiz, yani insanin icine dogdugu, (toplumların) kendi olusturdugu cevre sartlarinda, rastgelelikten (kaostan) tek kurtulus yolu kendisi, yani yine, kendi bilincidir. ~Bilinç~ esasinda ` karar almak ` icin tüm verileri toplayan buyuk mantıksal bir makinadir. Milyon ihtimalin olusma olasiligi, aslinda hep `tetikleyici ` olarak bizden (kendimizden) baslar. Yani kendi kararlarini almaya başlayan ve bu yönde eyleme (harekete) gecen bilinc, yepyeni dongulere giriyor demektir. Birbirine tamamen bağlı ve içiçe milyon döngüde  (esas dongu kendi hayatidir insanin, birey olarak baslangici ise doğ...

Resim Sanatindan hareketli Filmlere Figüranların Dünyası

Sanatın Resimden sonra Fotograf Makinasıyla başlayan büyük dönüşümü, Haraketli fotograf (film) ile başkalaşırken bilgisayar, internet ve nihayet elde kamera çekilebilen Video (Sinemaya) kadar evrilmesi tabii ki sanata bakışı komple değiştirecekti.    21.yüzyıl insanları, arada geçen sadece 1 yüzyıl süreçde algılarıyla oynanan deneysel hayvan misali, hem sanattan beklentisi hem de etkisiyle perdenin arkasından sahneye çıkmıştır. Artık seyirciler de topyekün sahnedeler fakat o da ne!? Adım atacak yer yok. Peki gösterinin "bir yerde" yapılması gerekli mi, artık değil çünkü "sanal alem" (hatta metaverse's) denilen dijital gerçeklikte -her yer gerçek- Dünya esas şimdi: bir Oyun Alanı Herkes Oyuncu olduğunu bildiği bu tiyatro sahnesinde kendine verileni oynarken (kader ya da yazgı olarak kabul edilmiş?) kitleler sanat ürettiği zannıyla birden kendisini yönetmen, sahne tasarımcısı, fotografçı ve hatta tüm ekibin kendisi olarak görmeye başlar. Devamında kendince hazırla...

Sanat'ın Teknoloji ile "geri döndürülebilirliği" üzerine. DIJITAL SANAT aslinda nedir?

  Sanatın tarihe göre üstünlüğü “ gerçekliği ”dir.  Tarihte ispat geriye doğru gittikçe zorlaşmasına rağmen, sanat tam tersine tüm ihtişamı ile gerçek dünyayı temsil eder şekilde karşımızdadır. Bu değişmeyen ve değişmeyecek sanat, tüm yeni sanatlar için baş köşede mihenk “ taşıdır” aynı zamanda. Antik Yunan ve Rönesans’a ait  eksilmeyen sanat, günümüzde dijital sanata da ilham vermekte; “ tartışmasız sanat olduğu kabul edilen” bu sanattan doğmakta sürekli: -yeni sanat-. Tıpkı geçmişte olduğu gibi... Sanat 2000 li yıllarda her ne kadar sayısal da (dijital) olsa, bilgisayarlar ve programlar aracılığı ile geliştiriliyorsa da, temelinde insanın olmadığı, içinde insan olmayan bir sanattan hiçbirzaman bahsedilemeyecektir.  (makinanın ürettiğine “ilham” oluşu bakımından, insanın üretmiş olduğu sanat hep esastır.)  Van Gogh’un da vurguladığı gibi : “ Sanat, doğaya eklenmiş insandır.” Dolayısıyla, insanın - kendi tarihi- ile başlamış olan sanat, insanın kendi varoluş...